google-site-verification=AY-tJ9PPEXgPsbvS60EB6o_IKsbRpMoPiWxcZxdxsQA

Gebelik ve Astım

June 9, 2018

 

 


Astım, gebelikte en sık görülen sistemik kronik hastalıklardan biridir ve tüm hamilelerin %4-7'sinde görüldüğü bildirilmektedir. Hayatı tehdit edecek şiddette astım atağı ise tüm gebelerin %0. 2' de ortaya çıkar.

Astım ilk kez hamilelikte ortaya çıkabileceği gibi, gebelik önceden var olan astımı daha da kötüleşebilir. İyi ve düzenli tedavi edilmemiş astım, anne ve bebek için ciddi sorunlar yaratabilir.

Gebeliğin son dönemlerinde genel ödeme paralel olarak ve östrojen hormonunun etkisiyle solunum yollarında da ödem ve şişlikler olur. Bunun sonucunda burun tıkanıklığı, akıntı, horlama ortaya çıkabilir.

Rahim büyüdükçe diyafram kasını yaklaşık 4 cm yukarı iter ve göğüs çapı 2cm artar. Progesteron hormonu ise akciğer kapasiteleri üzerinde değişikliğe neden olur. Buna bağlı olarak hamile bir kadın daha hızlı soluk alıp verir ve kandaki oksijen ve karbondioksit oranları değişir. 

Normal gebelikte nefes darlığı sık görülür ve sıklıkla altta yatan bir kalp-akciğer hastalığı yoktur. Gebelerin %50'sinde nefes darlığı şikayeti vardır. Gebeliğin erken haftalarında dahi (20haftadan önce) dahi solunum ihtiyacı artmış gibi hissedilir, bu durum 28-31. haftada tepe noktasına ulaşır. Şikayetler sıklıkla istirahatte görülür. Gebelikte akciğer fonksiyonları bozulmaz, fakat solunum sistemi hastalıkları gebelikte daha ciddi seyredebilir. Ayrıca tüm bu değişimler hamile kadınlarda daha kolay ve şiddetli solunum yetmezliği ortaya çıkmasına sebep olur

Astımda tedavi görmeyen hamilelerin %50`sinde değişiklik olmazken, %25`inde iyileşme, %25`inde ise kötüleşme saptanmıştır. Gebelik öncesinde astımı kontrol altına alınamayan hastalarda kötüleşme ve ataklarda artış daha sık görülür. Tekrarlayan gebelik durumlarında astım bir önceki gebelikte nasıl seyretmişse bu gebeliğinde de sıklıkla benzer seyreder.

Akut ataklar en sık gebeliğin 24. haftaları civarında görülürken ortaya çıkan değişimler doğumdan 3 ay kadar sonra gebelik öncesi haline döner.

Genel olarak eğer astım hamilelikten önce kötü ve şiddetli ise hamilelik sırasında daha da şiddetleneceği öngörülebilir. İkinci ya da daha sonraki hamileliklerini yaşayanlarda ise ilk hamilelikte ortaya çıkan değişikliklere benzer değişimler beklenmelidir.

Hormon düzeyleri astımın klinik seyrini etkiler, ayrıca erkek fetusu olan annelerin gebeliklerinde düzelme daha sık görülür. Bu durumdan daha çok gebelik hormonu progesteron sorumludur.

İyi kontrol edilen bir astım varlığında hem anne adayı hem de bebekte sorun çıkma olasılığı oldukça düşüktür. Öte yandan iyi kontrol edilmeyen olgularda ortaya çıkan istenmeyen etkilerin altında yatan temel sebep yan etkilerinden çekinerek yetersiz ilaç kullanılmasıdır. Bu oldukça yanlış bir yaklaşımdır çünkü astım ilaçları doktor kontrolünde gebelikte güvenli olarak kabul edilen maddelerdir.

Astımlı bir hamilenin tedavisi hamile olmayanlardan çok farklı değildir ve genelde aynı tür ilaçlar kullanılır. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların gebelik ve bebek üzerinde zararlı etkileri gösterilmemiştir ve bu nedenle güvenli olarak kabul edilirler. Asıl korkulması gereken kontrol edilemeyen astımın neden olduğu bebekteki zararlı etkilerdir.

Astım tedavisinde amaç en iyi solunum fonksiyonuna ulaşarak ataksız bir dönem sağlamaktır. Tedavide genel prensipler ise mümkün olan en az sayıdaki ilacın kullanılması, en uygun solunum fonksiyonunun sağlanması, havayolu iritanlarından (tahriş ediciler) kaçınılması, astımı alevlendiren üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit ve reflünün tedavi edilmesidir

Astım hastası anne adaylarının en büyük endişelerinden birisi de bebeklerinde de bu hastalığın ortaya çıkma olasılığıdır. Yapılan araştırmalar astımlı annelerden dünyaya gelen bebeklerin %20'sinde bu hastalığın görüldüğünü ortaya koymaktadır. Bu oran genel popülasyonda görülen oranın çok üzerindedir. Ancak anne sütü ile besleme, alerjen faktörlerden kaçınma, bebeğin bulunduğu ortamda sigara içmeme gibi basit önlemler bu oranların azaltılmasında yardımcı olabilmektedir.

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Tanıtılan Yazılar

Döngüsel Ketojenik Diyet Nedir?

October 31, 2018

1/8
Please reload

Son Paylaşımlar

September 19, 2019

December 31, 2018

December 31, 2018

November 7, 2018

November 7, 2018

Please reload

Arşiv
Please reload

Etiketlere Göre Ara